Bebeğinizin de Duyguları Var!

 

Küçücük bebeğinizin duygusal gelişimini  ve verdiği tepkilerin anlamını öğrenmek ister misiniz !

  • Anneler, küçücük bir bebeğin öfke nöbeti geçirmesine şaşırır. Ama siz şaşırmayın! Çünkü duygularımızın bir kısmını sonradan öğrenirken bir kısmını da doğuştan getiriyoruz. Yani bebeğiniz de doğuştan getirdiği bu duyguyu yansıtmaktadır. Üstelik büyüdükçe tepki süresi ve şiddetinin artması işten bile değildir.
  • Bebeklik döneminde en sık korkulan durumlar: yüksek ses, yalnız kalma, yabancı kişi, ani yer değiştirme, hızlı hareket–asansör, salıncak, hayvanlar, karanlık oda, tüylü oyuncaklar..

Yeni doğmuş bir bebeği tanımlamaya çalışsak, aklımıza ne gelir? Pek çok kişinin verdiği ilk yanıt; benim bebeğim bir melek! … Gerçekten de, bir melek kadar masumdur. Dünyadan bihaber olması, koruma hissinizin ön plana çıkmasına neden olur. Yaşaması ve gelişmesi için sizin birebir yardımınıza ihtiyacı vardır. Besler, temizler, uyutursunuz..Arzuladığınız tek şey, onun mutlu olmasıdır. Peki küçücük bebeğiniz mutlu mudur? Ya da aksine, mutsuz mudur? Yetişkinler gibi kızıp, keyfi kaçıyor mudur? Ağlaması, öfkelendiğini mi gösteriyordur? Bu soruları, bebeğinizin duygusal gelişimini bilerek bulabilirsiniz.

Haz duygusunun ilk belirtisi – Gülümseme

Yeni doğmuş bir bebeğe bakıyor ve düşünüyorsunuz: Acaba şimdi ne hissediyor?

Bebeğin duygularını yüzünden, vücut dilinden anlamaya çalışıyorsunuz. Elbette, bebeğinizi tanımak için bu incelemeyi sık sık yapmanızda yarar var. Ancak yenidoğan bebeğin henüz heyecan ve duygularından sözedemeyiz. Ama, bir uyaran karşısında verdiği tepkilerden söz etmek mümkün. Bu tepkiler, basit anlamda, haz veren ve vermeyen diye ayrılıyor.

Örn; bebeğiniz emerken huzurlu ve sakin görünüyorsa haz aldığı yorumunu yapabilirsiniz. Ancak soğuk bir nesneye dokunduğunda ya da çektiği gaz sancısı sonrasında ise hareketleniyor ve ağlıyorsa, haz almadığını bilmelisiniz. Bebeğiniz ilk haftalarda, eğer fiziksel açıdan rahatsa, örneğin emerken, kucağınızdayken ya da hafifçe sallanırken haz aldığını görebilirsiniz, sakin ve huzurlu olduğunu vücut dilinden anlamanızı sağlıyor.

Huzurlu ve sakin bebeklerin verdiği bir tepki de gülümseme. 6-8 hafta civarında farketmeye başladığınız gülümse, henüz refleks. Yani bilinçli olarak yapmıyor. Uyku sırasında gördüğünüz gülümseme yine, bebeğin rahat ve huzurlu olduğunun göstergelerinden biri olarak kabul ediliyor. Eğer siz, sakin ve melodik bir sesle ninni söylerseniz bebeğiniz haz aldığı için yine gülümseyerek tepki veriyor.

Refleks gülümseme, Bebeğin 2 ayından sonunda ‘sosyal gülümseme’ halini alıyor. Yani gülümsemesi bilinçli bir hal alıyor. Böylece anlamlı bir mutluluğun bebeğinizin yüzünde yarattığı harika bir tepki olarak yansıyor size. Muhtemelen siz de onun gülümsemesine, gülerek yanıt vermeye bayılıyorsunuz!

Peki niçin 2. ayın bitiminde başlıyor sosyal gülümseme? Yanıt gayet basit: Bebekler 2. aydan itibaren çevresini belirgin bir şekilde izlemeye başlıyor. Böylece kendisine yaklaşan yüzleri seçebiliyor. Dolayısıyla annesinin ya da ona bakan kişinin yüzünü ayırt edebiliyor. Kendisinin ihtiyaçlarını karşılayan, seven bu kişiye verdiği tepkilerden biri, gülümseme oluyor. Sosyal gülümsemenin en önemli özelliği de sosyal gelişimin başlangıcı  olması..

Anneler bebeğinize gülümseyin !

Bebekler de öfkelenir!

Anneler bilir, bebekler öfkelenir. Üstelik bazen öyle öfkelenirler ki, onları sakinleştirmek hayli zaman ve enerji gerektirir. Emerken yeterli süt gelmiyorsa, soğuk elle tenine dokunuyorsanız ya da yanında bağırarak konuşuyorsanız, başlarlar yaygaraya! Pek çok anne, küçücük bir bebeğin öfke nöbeti geçirmesine şaşırır. Ama siz şaşırmayın! Çünkü duygularımızın bir kısmını sonradan öğrenirken bir kısmını da doğuştan getiriyoruz. Yani bebeğiniz de doğuştan getirdiği bu duyguyu yansıtmaktadır. Üstelik büyüdükçe tepki süresi ve şiddetinin artması işten bile değildir.  Peki bebekler neden öfkelenir? İşte bebeklerin en sık öfkelendiği durumlar..

  • Meme veya biberonunu geç verirseniz
  • Doyduğu halde zorla yedirmeye çalışırsanız
  • Oyuncağını elinden alırsanız
  • Mama sandalyesi veya oturakta uzun süre oturtursanız
  • Yüzünü soğuk suyla yıkarsanız
  • Odada uzun süre yalnız bırakırsanız
  • Burnunu sert bir şekilde silerseniz
  • Giysileri çıkarırken ya da giydirirken sert ya da hızlı davranırsanız
  • Canını acıtırsanız, tıbbi nedenler, boğazına bakarsanız, aşı ve iğne  vb.

Bebekler de korkar!

Korku, en temel duygularımızdan biri. Görünen, görülmeyen yani iyi kavrayamadığımız olaylar karşında gösterdiğimiz doğal tepkimiz korku, bebeklerin de yakından tanıdığı duygu.

Ani bir gürültü karşısında refleks olarak hareketlenmesi, ağlamaya başlamasının nedeni de aynı. Üstelik bebekler çocuklara göre daha fazla korkuyorlar.

Peki bebekler hangi durumlarda korkuyorlar?

Bebeklik döneminde en sık korkulan durumlar şunlar; yüksek ses, yalnız kalma, yabancı kişi, ani yer değiştirme, hızlı hareket–asansör, salıncak, hayvanlar, karanlık oda, tüylü oyuncaklar..

Bebekler büyüdükçe korkuları azalıyor ancak korkularının niteliği değişiyor. Örneğin, yabancı kişiler karşısında duyulan korkunun en yoğun görüldüğü dönem: 6 ay ile 1 yaş arası. Bu dönemde, yabancı bir kişinin kucağına gitmek istemiyorlar. Ancak bu korku, 1 yaşından sonra giderek azalıp kaybolur. Diyelim ki, bebeğiniz 18 ay civarında, yabancı ile karşılaştığında kucağınızda ise başını göğsünüze dayar, sizden ayrılmak istemediği mesajını verir. Eğer sizden uzaksa, size doğru koşarak yabancı kişiden uzaklaşmaya çalışır. Yabancı kişiyle iletişim kurabilmesi, gülebilmesi ya da elini uzatması için mutlaka kendini güvende hissetmesi gerekir.

2 yaşından itibaren korku, refleks-tepkisel olmaktan çıkıyor, koşullanma yoluyla öğreniliyor. Yani siz, neden korkuyorsanız, çocuğunuzun da ondan korktuğunu gözlemleyebilirsiniz.  Eğer,  ‘Orası karanlık gitme!’ diye uyarıyorsanız, bir süre sonra karanlıktan korkmaya başlar. Yani çevresindeki kişilerin uyarılarından ve tepkilerinden neye karşı korku geliştireceğini öğrenir. Bazen anlatılan masal ya da öykülerden de korkarlar. Örneğin, çocuklarımıza anlattığımız Kırmızı Başlıklı Kız masalındaki kurt, çocuğunuzun korkmasına neden olabilir. Bu nedenle bazen 0-6 yaş arası çocuklara Külkedisi, Kırmızı Başlıklı Kız gibi masalların anlatılmasını sakıncalı olabiliyor. Belki de 0-3 yaş aralığında masalların sonunu masumane bir şekilde biraz değiştirebiliriz. ‘’Kurtla kırmızı başlıklı kız arkadaş olmuşlar, ormanda oynamışlar ‘’  vb

Bebekler güven duymak ister!

Güven duygusu, her insan için en temel duygulardan biri üstelik her yaşta. Bebeğiniz için de durum farklı değil özellikle ilk bir yılda. Çünkü bebekle annesi ve dolayısıyla çevresi arasındaki olumlu ilişkiden doğan güven duygusu, bir ömür boyu ve diğer kişilerle kuracağı ilişkinin belirleyicisi oluyor. Bir bebek için ihtiyacı olduğu anda annesinin yanında olması bu yüzden önemlidir. İhtiyaçlarının sevgiyle giderilmesi bebekle anne arasındaki olumlu iletişimi sağlar. Bebek, ‘annem her zaman yanımda!’ düşüncesiyle kendini güvende hisseder. Okşanmak, öpülmek şeklindeki sessiz iletişim de güven duygusunun gelişimine katkıda bulunur. Çünkü bebeklik döneminde tensel yakınlık ve sıcaklık çok önemlidir.

Bu dönemde anne, bebek için en önemli varlıktır. Bu yüzden siz gülümserseniz, bebeğiniz de gülümser.  Eğer siz, sakin, yumuşak ve sevecen bir şekilde bebeğinize yaklaşırsanız, o da sakin, huzurlu ve gülümseyen bir bebek olur.

Bebeğiniz, yüzünüze bakar ve duygunuzu içine alır ve kendi yüzlerinde yansıtır.

Ancak burada özellikle çalışan annelerin aklına takılan bir soru var:

Bebekte güven duygusunun oluşması için annenin bebeğine birebir bakması şart mıdır? Elbette hayır! Bebeğinizi bırakıp işe giderken suçluluk hissetmenize gerek yok. Önemli olan sizin yerinize bebeğinize bakacak kişinin, aynı sevgiyi verebilecek niteliği taşıması. Yani onu sevmesi, severek ihtiyaçlarını karşılamasıdır. Çünkü bebekler, annelerinin zaman zaman gidebileceğini ama tekrar geri geleceklerini öğrenebilirler. İhtiyaçları olan şey budur aslında..

Sevgilerimle

Uzm.Psikolog Sevil Usanmaz

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.