Didim.. Ege’nin mis kokusu..

Baba tarafımın Didim’li olması sebebiyle her yaz mutlaka geldiğim tatil beldesidir. Didim denilince aklıma ilk çocukluğumun geçtiği yerler gelir. Taş evlerde  pişirilen buram buram kokan ekmek kokuları mis gibi ağaç kokularına karışırdı. İncir ve dut ağaçlarının altında oyunlar oynayıp, dedemizin bizim için kurduğu salıncaklarda sallanırdık.

Mis gibi deniz kokusunun  her gün başka başka dansettiği sokaklarda büyüdük. Bembeyaz kumlu sahili ve temiz denizinde ellerimiz buruşana dek denizden çıkmazdık. Farklı ülkelerin sahillerinde denizlere girdim.  Ancak Didim’in bembeyaz kumlu denizi gibi güzel ve temiz deniz görmedim. Adeta suyunu alıp kana kana içmek istersin.

Hatırladığım eski hatıraların çoğu gözlerimi dolduran, zaman zaman gülümseten anılar ile dolu.  Çocukluğumda okullar tatil olur olmaz ilk gelmek istediğim yerdi. Kendimi bildim bileli yazın 1-2 gün bile olsa mutlaka havasını suyunu tadıp uğramışlığım vardır.

Didim birbirinden güzel sayısız koylara sahiptir. Koylarında deniz sığ fakat tertemizdir. Denizin karaya vurduğu yerlerde bile pek çok balık görebiliriz.

Heredot Didim’i , en güzel  yeryüzü ve en güzel gökyüzü altında kurulmuş en güzel yer olarak tanımlamıştır. Didim yazın fazla nem barındırmayan ve hakim rüzgarlara açık iklimine sahip olduğu için diğer tatil beldelerine göre havası ve sıcaklığı bunaltıcı olmaz. Didim, Türkiye’de bir çok tatil bölgesinde bulunmayan dalgasız kumlu  ve güvenli plajlarına sahiptir. Didim’in özellikle aile tatili için en ideal tatil bölgesi olduğu söylenebilir.

Didim’e 15 dakika uzaklıkta olan Kazıklı köyü çocukluğumda aklımda kalan ender yerlerdendir. Bu köy eskiden yerleşim yok iken yörükler zamanında kazıklar kullanarak kendilerine çadırlar yaparlarmış. Bundan dolayı köyün adı Kazıklı olarak kalmış. Kazıklı köyü denilince aklıma rahmetli Veysel amcam gelir. Bizi ilk defa bu şirin köy ile tanıştırmıştı. Yaklaşık 15 sene önce amcamın bizi getirdiği bu koyda denizin üzerinde sadece bir tane sal var iken sayısını günden güne artırmışlar. Kazıklı köyünde bir çok koy bulunmaktadır. Koylarda deniz üzerinde salda balık keyfi yapabileceğiniz restoranlar bulunur.  Yalnız sakinliğini ve bakirliğini koruyabilmiş olması burayı güzel ve eşsiz yapıyor.

_MG_0087_MG_0072_MG_0070_MG_0067_MG_0066_MG_0065_MG_0062_MG_0097 _MG_0099 _MG_0101

Çocukluğumun bir kısmı da Mavişehir’de geçti. Didim gibi sıcak bir beldede yaşanacak en güzel ve tatlı tatlı esen hafifi rüzgar alan tatil yeridir. Mavişehir küçük bir sahil kasabası gibidir. Aynı zamanda gün batımının en güzel fotoğraflandığı yerlerden biridir. Güneşin batmasına yakın herkes fotoğraf makinasını veya şimdilerde telefonlu kameralarını çıkarıp gün batımını fotoğraflamak Mavişehir’in olmazsa olmazlar arasında yerini aldı. Özellikle İngiliz turistlerin rağbet gösterdiği Mavişehir’de deniz kenarında sıra sıra restoranlar bulunur.

_MG_0111_MG_0110_MG_0108

Deniz kıyısında restoran ve kafelerin bulunduğu yerde birbirinden güzel yemekleri tadabiliriz.  Mavişehir’e özgü yemekleri arasında çeşit çeşit gözlemeleri (patlıcanlı, tahinli, çikolatalı ), günlük tutulan balıkları, çiğ böreği, özbek mantısı ve benim vazgeçemediğim lokmayı bulabiliriz.

_MG_0147 _MG_0151 Hepsinden önemlisi çocukluğumun geçtiği yerlerin halen eski halini koruyabilmesi ve geleneklerini sürdürmesi beni her sene kısa bir süre de olsa tatil için buraya çekiyor.

Bu sene Didim’de tatilimin biraz daha güzel ve özel geçmesinin sebebi kısa bir süre önce evlendiğim eşimle birlikte çocukluğumun geçtiği yerlerde anılarımı tazelemek ve Didim’i kendisine gezdirmek oldu..

Her sene olduğu gibi seneye de gelmek umuduyla..

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.