İstanbul Tasarım Bienali /2012

Kültür turumuzun bu ayağı İstanbul Modern’de düzenlenen “Musibet / Büyük Dönüşüm Ekseninde, Tasarımda Bağlam ve Anti-Bağlam’ın Estetizasyonu”sergisi.

13 Ekim – 12 Aralık 2012 tarihleri arasında İstanbul Modern’de sergilenecek.

Kentsel tasarımdan, mimariye, endüstri tasarımından, grafik tasarıma, moda tasarımına kadar tasarım dendiğinde akla gelen her şey İstanbul’da ilk kez bir bienal çatısı altında bir araya geliyor. Tasarım Bienali’nin teması “Kusurluluk”. Emre Arolat ve Joseph Grima, “Kusurluluk” temasını ayrı ayrı yorumlayarak, bienal teması çerçevesinde iki bağımsız yaklaşım sunuyorlar.1.400 metrekarelik bir mekâna yayılan sergide, maket, video, fotoğraf ve interaktif oyun gibi farklı çalışmalarla  çeşitli yansımaları gösterilirken, “tasarımın gündelik hayattan uzak, değdiği her şeyi meşrulaştıran bir gücü olmadığı” fikrinin altı çiziliyor.

En çok ilgimi çeken Dönüşüm başlığı altında kentsel dönüşüm yasası ve kentsel dönüşüm projelerinin sorgulanıyor olması. Farklı konuların üst üste irdelenmesi serginin düşündürücü bölümleriydi.

Sergiyi her zaman olduğu gibi arkadaşım Esin ile gezdikten sonra biraz soluklanmak ve kahve keyfi yapmak için Esin’in önerdiği kafede bulduk kendimizi. Karaköy’ün arka sokaklarında acaba nereye gidiyoruz dediğim bir anda karşımda dekoruyla kendini sanki İtalya’da hissedebileceğiniz küçük şirin mi şirin bir kafe. İsmi Karabatak. İsmine bakıpta aldanmayın:) Zamanında bir torna atölyesiyken hayata döndürülen gerçekten torna atölyelerinin arka sokağında olan bir yer. İçeri adımını attığınız anda  retro dekorasyonu ile sizi adeta büyülüyor. Avustralyalıların öve öve bitiremediği kahve üreticisinin kahvelerini de burada bulmak mümkün. Yolunuz düşerse mutlaka uğrayın derim.

Kahve molası verdikten sonra İstanbul Tasarım Bienali’nin ikinci sergi alanı olan Galata Özel Rum İlköğretimi’ne gittik. Özel Rum okulundaki sergide birçok tasarımcı ve mimarın eserleri sergileniyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.