İtalya’da gezilecek yerler

Yoğun bir yaz dönemini geride bırakmışken hem enerji toplamak hem de yenilenmek adına İstanbul’dan ayrılmaya ve kısa bir tatil yapmaya karar verdik. Planlarımız arasında İtalya’da vardı. İtalya’ya 3 kez gitmeme rağmen sevgilimle gitme fikri, tarih kokan sokaklarında el ele dolaşmak 10 kez dahi gitsem vazgeçilmezdi.

Eşimle birlikte gittiğimiz hiç bir seyahatte tur kullanmıyoruz. Biletlerimizi ve kalacağımız oteli internetten araştırıp istediğimiz yerde kalmak ve gönlümüzce gezme fikri ikimize de her zaman daha cazip gelmiştir.

İtalya denince akla ilk gelen şehir olan Roma’dan başlamak istiyoruz. Uçağımızı da ilk durak olarak Roma’dan aldık. Otelimizi de özellikle metro istasyonuna yakın ve yürüme mesafesi olan bir yerden seçtik.

Roma’da sadece akşamları yorgun olduğumuz için dönüş yolunda metro kullandık. Tüm şehri neredeyse yürüyerek keşfettik. Kenti mutlaka yürüyerek gezmekte fayda var.  O kadar gizemli ve harika bir şehir ki ne zaman neyin çıkacağını bilemiyorsunuz. Meydanları, anıtları ve çeşmeleri ile ünlü şehirde her köşe başında tarihi bir dokuya rastlamak mümkün.

Roma, senelerce imparatorluklara başkentlik yapmış bir şehir. Romayı gezerken en çok dikkat çeken şehir adeta bir açık hava müzesini andırıyor. Roma, sahip olduğu kültürel zenginlik ile gezmek isteyenlere hem tarihi hem de eğlenceli bir gezi imkanı sunuyor. O kadar derin bir tarihi var ki gezerken çok etkileniyorsunuz. Yapılarını günümüze kadar korumaları içimizde buruk bir tat bırakıyor. İstanbul ile kıyas yaptığımız zaman Roma’dan daha eski bir tarihe ve kültüre sahip olmamıza rağmen tarihimize sahip çıkamamış ve gereken özeni gösterememişiz.

ROMA

Roma’yı gezmeye Özgürlük Meydanı olarak bilinen Venedik Meydanı’ndan başlıyoruz. Meydanda bizi İtalya’nın ilk kralı anısına yapılmış görkemli II Vittorio Emanuele Anıtı karşılıyor. Anıtta Vittorio Emaanuelle heykeli, atlı araba süren iki adet heykel, çeşmeler ve merdivenlerden oluşuyor.

roma gezisi

Meydanı gezdikten sonra yürüyerek ve sokak aralarını keşfederek Pantheon’a doğru gidiyoruz. Pantheon eski bir Pagan tapınağı olup sonradan kiliseye dönüştürülmüş. Pantheon’un içini gezdikten sonra meydanda oturabilir çevreyi seyre dalabilirsiniz.

phanteon image2

Yolumuza devam edip, kısa mesafede olan dillere destan Aşıklar Çeşmesi’ne (Fontana di Trevi) gidiyoruz. Aşıklar Çeşmesi her daim çok kalabalık oluyor. Bir rivayete göre çeşmeye her kim bozuk para atarsa mutlaka yeniden Roma’ya gelirmiş. Çeşmenin tadilatta olması ve çok kalabalık olması sebebiyle fazla yaklaşamadığımız için bu sefer para atamadık. Uzaktan da olsa fotoğraf çekilmeyi ihmal etmedik. Aşıklar Çeşmesi’nde  çeşmeyi süsleyen heykeller gerçekten dikkat çekici ve etkileyici.

image1 (4)

Roma’ya gelmişken  sokak aralarını gezerken meşhur Roma dondurmasıyla gezimize devam ediyoruz.

roma dondurması

Bir sonra ki durağımız Avrupan’nın en uzun ve geniş, 138 basamaktan oluşan İspanyol Merdivenleri. Bölge günün her saati çok hareketli ve kalabalık oluyor. İspanyol merdivenlerine vardığımız zaman akşam saatleri olmasına rağmen halen canlılığını koruyordu.

ispanyol merdivenleri

roma gezisiroma gezi

Roma’nın 2. gününde ilk durağımız Vatikan. Vatikan Roma içerisinde Papa’nın yaşadığı, kendi başına küçük bir ülke. Küçük olmasına rağmen dünyanın en prestijli ülkelerinden biri. Vatikan’a gelindiği zaman gezilecek çok yer olmasından dolayı en az yarım gün ayırmak gerekiyor.

Vatikan içerisinde gezimize Saint Peter’s Meydanı’ndan başlıyoruz. Meydanda sizi dev ve çok görkemli bir yapı karşılıyor  ‘San Pietro Bazilikası‘.  Burası aynı zamanda  dünyanın en büyük katolik kilisesi.  Meydanda inanılmaz bir atmosfer var.

DSC04150-1 DSC04146-1 DSC04145-1

Vatikan’da gezimize Vatikan Müzesi ile devam ediyoruz.

DSC04179

vatikan

DSC04159

vatikan müzesi

Vatikan Müzesini gezmenin asıl amacı yolun en sonunda bulunan Sistina Şapel‘ini görmektir. Sistina Şapeli’ni görmek için uzun koridorlardan geçiyorsunuz. Koridorların sağında ve solunda önemli sanat eserleri yer alıyor. Heykeller, mozaikler, halılar, tavan resimleri vs görmek mümkündür.

vatikan

Vatikan Müzesi’nde uzun bir zaman geçirdikten sonra müzeden ayrılırken sarmal rampa adını verdikleri merdivenden iniyorsunuz. Fotoğrafik açıdan çok beğenip hemen makinalarımıza sarıldık.

sarmal rampa

Gezimize bir sonraki durağımız olan Kolezyum (Colosseum)‘a gidiyoruz.  Halkın eğlenebilmesi için yapılmış, 50 bin kişi kapasiteli muazzam bir amfi tiyatro. Kolezyum sadece tiyatro için kullanılmamış. Hayvan dövüşleri ve gladyatörlerin mücadeleleri için kullanılmıştır.roma kolezyum

kolezyum

Kolezyum’dan çıktıktan sonra yönlendirmeleri takip ederek Roma Forum ve Palantino’ya doğru yürüyerek ulaşıyoruz.

Roma Forum, eski Roma halkının yaşadığı bir bölge, Palantino ise Romalı kralların yaşadığı bir bölge.

roma forum DSC04197-1 DSC04199-1 DSC04202-1 DSC04203-1

Roma Forum’un çıkışına doğru Roma Kolezyum’unu tepeden seyredebileceğiniz harika bir yer var. Mutlaka çıkışta uğrayıp fotoğraf çekmelisiniz.

DSC04210-1

Günün sonunda hem çok yorulduk hem de biraz dinlenebilmek ve akşama hazır olmak için otelimize dönüyoruz.

Kısa bir dinlenmeden sonra nefis İtalyan yemeklerini yiyebileceğimiz ve büyük meydanlardan olan Piazza Navona meydanında bulduk kendimizi.

Meydan o kadar hareketli ki, bir yanda ressamlar,bir yanda karikatüristler, bir yanda müzisyenler bulunuyor. Akşam yemeği içinde meydana bakan harika kafeler de hafif birşeyler atıştırabilirsiniz.

IMG_1547-1

Akşam yemeği için tavsiye üzerine bir restoranı tercih ediyoruz. Roma’ya gelmişken ya makarna ya da pizza yenir düşüncesiyle bu akşam ki tercihimizi risottolu makarnadan yana kullanıyoruz. Keyifli bir akşam yemeğinden sonra meydana geri dönüp atmosferin keyfini gece yaşamak istiyoruz ve bu günü de noktalıyoruz.

image1 (6) image2 (2)

Roma’da 3. günümüzde planımız Floransa’ya gitmek. Sabah erken kalkıp günü yaşamak adına Roma Termini istasyonundan Floransa’ya trenle gitmek için yola çıkıyoruz. İtalya’yı baştan başa gezebilmenin en güzel yolu tren ile seyahat etmek. Şehirler arasında trenle doya doya etrafı seyredip, göremediğimiz yerleri görebilme imkanı da sunuyor.

image1 (8)

Bir çok ülkeyi ve şehri gezdim. Ancak beni heyecanlandıran ve mutlu eden böylesi büyülü bir şehirle karşılaşmadım.

FLORANSA

Floransa, her sokağı her yanı tarih kokan tam anlamıyla büyülü diye adlandıracağım tarihi bir şehir. İtalya’ya gidecekseniz mutlaka ama mutlaka uğramanız gereken çok sevimli bir şehir. Şehirde gezerken tarihine sahip çıkıp nasıl bu denli korunabildiğine şaşırıyoruz.

Her zaman olduğu gibi internetten araştırıp hem şehre yakın hem de tarihi dokusu olan bir otelde konaklıyoruz. Kaldığımız otel ise Floransa’yı panoramik olarak seyredebileceğimiz enfes manzarası olan bir yer. Fazla vakit kaybetmeden Floransa gezimize başlıyoruz.

Gezimize ilk olarak Piazza della Signoria (Signoria Meydanı)’dan başlıyoruz. Meydanda Çakma Davud Heykeli , Neptün çeşmesi ve bir çok heykeli bir arada bulabiliyorsunuz

DSC04237-1

image1 (3)

Meydanın hemen yanında bulunan dünyanın en büyük Rönesans Sanatı koleksiyonuna sahip olan Uffizi müzesini mutlaka gezmelisiniz. Michalengelo, Leonardoda Vinci gibi önemli eserlerin bulunduğu müze görülmeye değer.

IMG_1708-1DSC04228-1

Floransa gezisi sırasında mutlaka yolunuz Floransa’nın haşmetli ve şaheser katedraline düşecektir. Ketadralin bulunduğu meydan oldukça hareketlidir. Katedral önünde bol bol fotoğraf çekilebilirsiniz..

IMG_1661-1

Floransa’da Arno nehri şehri ikiye bölmüştür. iki yakayı birbirine bağlayan köprüler bulunmaktadır. Bu köprülerin en ünlüsü ‘Ponte di Vecchi0’ köprüsüdür. Köprüye giderken ve köprü üzerinde mola verip bol bol fotoğraf çekebilirsiniz.

özelimage2 (4)DSC04251-1

Floransa’nın ilk gününde yürüyerek şehri gezmek çok keyifliydi. Ancak Floransa’yı akşam da keşfedebilmek için otelimize gidip biraz dinlendikten sonra akşam yemeği için önerilen restoranda biraz keyif zamanı.

DSC04217-1

İtalya’ya gelmişken Venedik’i görmeden gidilmez diyerek günümüzü Venedik’e ayırıyoruz. Tren ile 2 saatlik yolculuktan sonra masallar şehri Venedik’e gidiyoruz.

VENEDİK

Vendik’te 120 adet adacık ve 400’ü aşkın köprü bulunuyor. Şehrin en popüler yerleri San Polo ve San Marco bölgeleri. Venedik’te harita ile gezseniz de mutlaka kayboluyorsunuz. En güzeli kaybolmak ve tabelaları takip etmek. Her yer hediyelik eşya ve maske satan dükkanlar ile dolu. En meşhur köprüsü Rialto Köprüsü. Ancak tadilatta olduğu için fotoğraf çekemedik.

DSC04272-1 DSC04290-1 DSC04331-1 DSC04343-1

PİSA

İtalya’da görülmesi gereken yerlerden biri de Pisa. Pisa’ya yine trenle gidiyoruz. Trenden indiğiniz zaman tabelaları veya kalabalığı takip ederek rahatlıkla Pisa’nın bulunduğu meydanı bulabilirsiniz. Meşhur meydanı olan Piazza dei Miracolide. Anlamı ise Mucizeler Meydanı. Meydanı ve civarını gezip görmeniz için yarım gün yeterlidir. Küçük bir şehir olmasına rağmen dünyanın dört bir yanından turistleri ağırlar.

Pisa’ya gelmişken meşhur pozları vermeden dönülmez.

IMG_1838-1

İtalya’da görmediğimiz güzel şehirler kaldı ancak tarihi açıdan görmek istediklerimizin çoğunu gördük. Bir sonra ki seyahatimiz de eğer İtalya’ya gelirsek diğer şehirleri görmek, hissetmek ve adım adım gezmek isteriz.

IMG_1881-1

İtalya’dan çok tatlı ve unutulmayacak anılarla ayrılıyoruz..

www.aysegulcetinel.com

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.